İCAT ÇIKARMA! (en altta benim yorumum var…)

“Avrupalı 30 m2 dairede yaşar, bütün dünyayı gezer, vizyonu genişler…

Bizim evlerimiz maşallah yayla gibi, çoğumuz değil dünyayı, kendi ülkemizi bile gezmemişiz görmemişiz.

En büyük hayalimiz mobilyalarımızı yenilemek,arabamızda cep telefonumuzda bir üst modele geçmek.

Sizin hiç her şeyini satıp savıp dünyayı gezmeye çıkan bir yakınınız oldu mu?

benim olmadı.

Yılbaşı çekilişleri öncesi ‘büyük ikramiye’ ile ilgili sokak röportajlarını bir izleyin lütfen, insanlarımızın hayallerini dinleyin;

‘Daha büyük bir ev, son model araba, onu alırım, bunu alırım v.s. Bir tek kişi de çıkıp, parayı kapıp dünyayı gezerim demez.

Daha hayal kurmayı bile bilmiyoruz biz. Kendi yarattığımız konforlu hapishanelerde yaşamak, son model arabaya binmek, yeni mobilyalar almak bizim hayalimiz bu. Çünkü hayatları boyunca ev araba taksiti ödeyen, hiç çılgınlık yapmamış, hayal kurmaya kalksak ‘başımıza icat çıkarma’ diyen ebeveynlerle büyümüşüz biz…” (alıntı)

Not (by Can):

Benim ebeveynler böyle değildi vala… Onlar gayet icat çıkar diye evdeki herşeyin içini açmama, incelememe izin verdiler… ne mutfak robotları, elektrik süpürgeleri gitti… Çocuğu fazla da özgür bırakınca iyi mi bilemiyorum…

Ama bildiğim bir şey var…

öteki tarafa alınan evler, arabalar, kıyafetler metalar vs. gitmiyor ama ya anılar? Yaşanmışlıklar?

Düşünüyorum parasal karşılığı nedir? Sydney opera binası önünde oturup güzel bir sokak sanatçısının müziğini dinlerken bir yandan gelen geçenlerin sesleriyle kola-jack den bir yudum alırken ki hissiyatını neyle ölçebilirsin?

Ya da Kuzey Rusya’da Arkchangelsk de o yaşadığın beyaz geceleri? hangi parayla ölçersin?

veya Amerikadaki Appalachian dağlarında geceleri Ateş böceklerini izleyip country müzikleri dinlediğin zamanların parasal karşılığı nedir?

Viyana’da parkta gezinirken bir müziği takip etmemle başlayıp sonrasında kocaman katedralin önündeki muhteşem canlı konseri keşfetmenin mutluluğunun parasal karşılığı nedir?

Ya da Çek Cumhuriyetinde Eski bir kalede gece kale halkının korunması adına tuttuğum bir nöbette küçücük bir radyodan duyduğum klasik müziğin o gecenin sessizliğini fethetmesinden aldığım hazzın karşılığı nedir?

Hayatı yaşıyor musunuz?

Ya da ne için yaşıyorsunuz bu hayatı sorgulayın lütfen…

Para ile anılar arasındaki ilişki nasıldır?

Bu da ayrı bir yazı konusu olur belki…

Can

can

can

Leave a Reply